5 Eylül 2010 Pazar

Yine ben, yeni bir ben. İğrenç oldu evet giriş cümlesi, farkındayım ama aklıma gelen ilk şeyi yazacağıma söz verdim ve düşüşümü izledim. Aslında hep böyle yapmalıyız, düşünmek saçma. Düşünmek bizi bilinçli insan yapar. Bilinçli insanda hep kaybeder. Çok düşünmek gerçekten zararlı, her zaman ilk akla gelen iyidir, hoştur. Neyse ilk yazım demek istiyorum ama geçmişi kurcalarsak zibilyon tane açtığım blogdan zibilyonuncu ilk yazım. Farkettimde israf kardeşim, bi tane açacaksın, hep onu kullanacaksın. Bu sefer kararlıyım. En azından 10 yazı yazcam. Ama öncelikle neden bir çok blog açtığımın sebebini bulmalıyım. Çünkü bu çokluk olayı sadece blog için değil hayatımın genel alanını kapsayan bir sorun ve çözmek iyi gelebilir bana. Çözüm lazım bize. Tamam saçma bi' insanım, ondan olabilir ama daha somut çözümler bulmak lazım. Ben sorunun çözümleri üzerine iyice düşündüm. Kendimle çeliştim şimdi, düşünmek zararlıdır dedim tamam ama eğer karşımıza bir çok seçenek çıkıyorsa düşünmek güzeldir(BOKTUR). Sorunların asıl sebebi için aklıma bir çok olasılık geldi ve ben bunları en aza indirgedim. Hayatım yine 4 seçenekten birine kaldı ama bu sefer sadece bulmak yetmiyor. İşte alın size :

Bağlanma Korkum Var

Aslında böyle bir korkum olduğuna inanmıyorum. Çünkü hani bağlanmak kime-neye olacağına göre güzelleşebilir yada korkulacak bişiye dönüşebilir. Bugüne kadar bağlanmaya değerli bişi bulamadım, o yüzden bağlanmanın benim için bi' anlamı yok, çok nötr. Ama fikirlerimde var. Acaba nasıl bir duygu filan gibi kendi kendime sorduğum sorulara verdiğim cevaplar. Çevremdeki insanlara bakınca korkuyorum ama hayat şaşırtabilir bizi. Bağlanmak güzel sonuçlar doğurabilir. Yani bu sorunun kaynağı bu değil üzgünüm.

Maymun İştahlıyım

Annemin bana bugüne kadar en çok söylediği iki söz oğlum ve maymun iştahlısın. Bu maymun iştahlısını oğlum gibi hani hiç önemsenmeyecek bir kelimenin yanına koymamın nedeni çünkü maymun iştahlı lafınında aile içinde artık önemsenmiyor olması. Bugüne kadar birçok şey denedim, satranç, futbol, dans vs. Hepsine öyle bi' hevesle başladım ki, inanılmaz şeyler yapabilecek imajı verdim. Genellikle ilk haftadan sonra bıktım, usandım ve unuttum. Çünkü sıkılıyorum, yeni arayışlar içine giriyorum. Bunun blog'da da etkisi olduğunu düşünüyorum. Genellikle 5-6 yazıdan sonra o blog kapanır. Çünkü popüler bloglara bakıyorum ve ordaki ilgiyi kendimde göremeyince tatmin olmuyorum. O da soğutuyor beni. Belki de futboluda Ronaldinho'yu gördükten sonra bıraktım kimbilir. Neyse devam edelim, sonra ben arkadaşlarımın bloglarını görüyorum ve yine hevesleniyorum. Çok boktan şeyler bunlar, kimse blog almasın yazık bana. Sonra yine kapanıyor o. Bana iyi davranın götler, uzattınız ha.

Ben Manyağım

En olası sebep. Çok blog açıyorum çünkü çeşitli blog fantezilerim var kimbilir. Blogda kendime sövmek hoşuma gidiyor. Normaldede hoşuma gidiyor. Böyle insanın kendine küfretmesi çokoş bişi. Benim için bir fantezi. Her blog'da aşırı küfür ve fantezilerim yüzünden kapanıyor ama pes etmiyorum. Yok o kadar hırslı bi' insan değilim ve nerdeyse son maddenin yarısı yalan. Tamam başlık doğru, evet manyağım kabul. Kendime küfretmeyide seviyorum, çok tatmin edici bi' olay. Ama blog fantezim yok ve eğer birgün böyle birşey olurda blogum kapatılırsa, hayatta açmam tekrardan. Gururlu bi' insanız biz.

Arkadaş özet geç piç dedi : Hayat çok güzel, ben güzelim, ben tekim.


0 yorum:

Yorum Gönder